
Esma Bıçak, sabahın erken saatlerinde eşeğiyle birlikte, Latmos (Beşparmak) Dağları’nda arazilerindeki hayvanlarına bakmaya giderken yol kenarında kocaman siyah bir kuş görmüş. İlk anda belki uçar gider diye aldırış etmemiş. İneklerine baktıktan sonra dönüşte kuşun hala aynı yerde yattığını görünce bir terslik olduğunu anlamış. Eşekten inip, eğilip almak istediğinde kuş önce gagasıyla kendini savunmuş. Bunun üzerine daha dikkatli davranarak onu kucağına almış ve evine götürmüş.

Eve geldiğinde, eşi sandalyede oturduğu yerden karısının yaptıklarını izlemiş ve ona yardımcı olmaya çalışmış. Esma Hanım da kuşun bacağındaki yarayı sargı bezi ve bantla sararak ilk müdahaleyi yapmış. Yanına su ve yem koymuş ama kuş ne su içmiş ne de yem yemiş.
Çavdar Muhtarı Turan Ak bizi aradı. Birkaç kez de Esma hanımın eşi Kadir Bıçak aradı. Çavdar’a gittiğimizde kuşun yakın bölgede kayalıklarda yuva yapan takip ettiğimiz karaleylek (Ciconia nigra) yavrularından uçmaya yeni başlayan genç bir birey olduğunu anladık.
Ülkemizdeki nadir ve tehlike altındaki kuş türlerinden birisi olan karaleylekler kuzenleri sayılan ak leyleklerden farklı olarak insanlardan uzak yerlere yuvalarını yapar. Bu karaleyleğin yuvası da anıtsal nitelikte kalpaklı bir kayanın altına bulunuyor.
Yapılan kontrollerde karaleyleğin ayağında hafif bir yara, kanadında ise bir travma olduğunu ve ayakta durmakta zorlandığını gördük.
Neden bu hale geldiğini gören, bilen yok. Uçmaya başlayan yavrular bazen dengesini kaybedip düşebiliyor. Bir de daha önceki deneyimlerimizden; yolda ezilmiş bir yılan vb. almaya çalışırken süratli giden maden kamyonları tarafından çarpıldığını biliyoruz. Bu nedenle, bu bireyin de herhangi bir araç çarpması sonucu yaralanmış olabileceğini değerlendiriyoruz.
Hayli güçsüz ve yorgun görünen Karaleyleğe su içirdik ve yanımızda getirdiğimiz tavuk ciğerleriyle besledik.

Bizi en çok etkileyen ise Esma hanımın yaşamıydı. Sabahın erken saatlerinde eşeğine binerek engebeli arazilerdeki ineklerini kontrol etmesi, yaralı karaleyleği tek başına eve getirip ilk yardım uygulamaya çalışması gerçekten takdire değerdi. Daha sonra öğrendik ki eşi, 27 yıl önce bölgede yoğun olarak bulunan fıstık çamlarından küner kozalaklarını dökmeye çalışırken ayağı kaymış ve yaklaşık 20 metre yükseklikten dik bir şekilde topuklarının üzerine düşmüş. Geçirdiği ağır kaza sonucu sinir sistemi büyük zarar görmüş. Aylarca tedavi görmesine rağmen dizlerinin altından itibaren ayaklarını bir daha kullanamamış. Tam 27 yıldır eşine bakan, evinin bütün işlerini yapan, inekleriyle ilgilenen ve kozalak toplayarak yaşam mücadelesini sürdüren Esma hanım, "Kuşu görünce vicdanım el vermedi. Eve getirip tedavi etmeye çalıştım." dedi.
Onca işin, yükün, emeğin ve yorgunluğun arasında yalnızca vicdanının sesini dinleyerek yaptığı bu davranış, doğaya ve canlılara karşı duyarsız kalan pek çok insana örnek olacak nitelikteydi.
Eşi de kendi acısını, yaşadığı zorlukları ve yıllardır yapamadıklarını bir kenara bırakarak karaleyleğin kurtulması için elinden gelen desteği vermeye çalıştı. Bu da insanın yalnızca kendisini değil, başka bir canlının yaşamını da önemseyebileceğinin en güzel örneklerinden biriydi. Onlar için de bizim için de unutulmayacak bir gün oldu. Çünkü bazen insanın büyüklüğü, sahip olduklarında değil; bütün zorluklara rağmen başka bir canın yaşamına uzattığı şefkatli elde gizlidir.

Karaleyleği Çavdar'dan alarak ilk bakımını ve beslenmesini sağladık. Bugün de Doğa Koruma ve Milli Parklar Aydın Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim ettik. Tedavisinin yapılması amacıyla Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi'ne sevk edilecek. İyileşmesi sağlandıktan sonra tekrar yuvasının bulunduğu bölgeye getirilerek doğaya bırakılacak.
Karaleylekler, sağlıklı ormanların, sulak alanların ve doğal ekosistemlerin önemli göstergelerinden biridir. Latmos Dağları'nda her yıl izlediğimiz karaleyleklerin güvenle yaşamlarını sürdürebilmeleri, yalnızca bu türün değil, bölgenin doğal zenginliğinin de korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle duyarlı vatandaşların yaptığı her ihbar, yaban hayatının korunmasına önemli katkı sağlamaktadır.
EKODOSD (Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği) KUŞADASI



