
Yaklaşık 15 yıldır ülkemiz doğasının korunması amacıyla çalışan yangın ekoloğu Doç. Dr. Okan Ürker, Çarşamba Söyleşileri'nin bu haftaki konuğu oldu. Çankırı Karatekin Üniversitesi Çevre Sağlığı Programı Öğretim Üyesi olan Doç. Dr. Ürker, halen Oregon Eyalet Üniversitesi Orman Fakültesi'nde misafir öğretim üyesi olarak bütüncül yangın yönetimi alanındaki araştırmalarını sürdürmektedir.Doç. Dr. Okan Ürker, "Yangın Ekolojisi, Bütüncül Yangın Yönetimi ve Ekolojik Restorasyon" konulu sunumunda aşağıdaki konulara değindi:

Orman yangınları yalnızca söndürülmesi gereken afetler değil, aynı zamanda ekolojik, sosyal ve ekonomik boyutları olan süreçlerdir. Söyleşide temel olarak yangını “doğanın eski bir bileşeni” ve “yönetilmesi gereken bir sosyo-ekolojik olgu” olarak değerlendirdik. Akdeniz ekosistemlerinde yangın binlerce yıldır varlığını sürdürmektedir; ancak iklim değişikliği, arazi kullanımındaki değişimler, kırsal nüfusun azalması ve yakıt yükünün birikmesi nedeniyle günümüzde yangınların sıklığı, büyüklüğü ve etkileri değişmektedir.
Geleneksel yangın yönetimi büyük ölçüde yangını söndürmeye odaklanırken, günümüzde birçok ülkede benimsenen “bütüncül yangın yönetimi” yaklaşımı yangın öncesi hazırlık, risk azaltma, yangın sırasındaki müdahale ve yangın sonrası restorasyonu birlikte ele almaktadır. Bu yaklaşımın amacı her yangını engellemek değil; yangınların afete dönüşme olasılığını azaltmak ve toplumların yangınla yaşamaya uyum kapasitesini artırmaktır.

Bu kapsamda yakıt yükü yönetimi, kontrollü/reçeteli yakma uygulamaları, geleneksel ekolojik bilgi, planlı otlatma, agroforestry uygulamaları ve yerel halkın bilgi birikimi önemli araçlar olarak öne çıkmaktadır. Teknolojik araçlar (uydu görüntüleri, dronlar, erken uyarı sistemleri vb.) ile geleneksel uygulamaların birlikte değerlendirilmesi daha dirençli peyzajların oluşturulmasına katkı sağlayabilir.
Söyleşide ayrıca ev–mahalle–peyzaj ölçeğinde hazırlığın önemi vurgulanmıştır. Yerleşim çevresinde savunulabilir alanların oluşturulması, kaçış rotalarının planlanması, yangın riskinin yüksek olduğu dönemlerde bireysel tedbirlerin artırılması ve yerel dayanışma ağlarının güçlendirilmesi yangın riskini azaltan temel uygulamalardır.
Yangın sonrası süreçte ise amaç yalnızca ağaç dikmek değildir. Ekolojik restorasyon; doğal gençleşmenin izlenmesi, yaban hayatının korunması, toprak ve su süreçlerinin desteklenmesi ve uzun dönemli bilimsel izlemeyi kapsayan daha geniş bir çerçevede ele alınmalıdır.

Sonuç olarak, yangına karşı en etkili yaklaşım yalnızca daha fazla söndürme kapasitesi oluşturmak değil; yangına dirençli, dayanıklı ve uyum sağlayabilen toplumlar ile peyzajlar geliştirmektir. Yangın okuryazarlığının artırılması ve doğa koruma çalışmalarının yerel katılımla desteklenmesi bu dönüşümün temel anahtarlarından biridir.

Yapılan sunumdan sonra konukların sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Okan Ürker’e, Özlem ve Defne Ürker ve Kemal Parlar tarafından EKODOSD’un teşekkür belgesi takdim edildi.
EKODOSD (Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği) KUŞADASI



