
Etrafı sazlık alanlarla çevrili Kuşadası’nın son sulak alanı olan Kocagöl, denizle bağlantısını sağlayan kanalın kapanması nedeniyle yeniden ağır bir koku yaymaya başladı.Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında yalnızca “Diğer Sulak Alanlar” sınıfında yer alan ve bunun dışında herhangi bir koruma statüsü bulunmayan Kocagöl’ün denizle bağlantısını sağlayan kanal, dalgaların taşıdığı kum ve alüvyonlarla zaman zaman kapanmaktadır. Kanalın kapanmasıyla birlikte lagüne deniz suyu girişi durmakta, su sirkülasyonu kesilmekte ve oksijen seviyesi hızla düşmektedir. Bunun sonucunda başta balıklar olmak üzere birçok sucul canlı yaşamını yitirirken, gölden yayılan ağır koku çevrede yaşayan vatandaşları da olumsuz etkilemektedir.

Özellikle yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte koku daha da yoğunlaşmakta, sahilde yürüyüş yapanlar ve bisiklet yolunu kullanan vatandaşlar bölgeden burunlarını kapatarak geçmek zorunda kalmaktadır. Kanalın uzun süre kapalı kalması yalnızca kötü kokuya neden olmamakta; sinek popülasyonunun artmasına, sucul yaşamın zarar görmesine ve halk sağlığını olumsuz etkileyen koşulların oluşmasına da yol açmaktadır.
Oysa Kocagöl, Kuşadası'nın sahip olduğu en önemli doğal alanlardan biridir. Onlarca kuş türüne ev sahipliği yapan, göçmen kuşların önemli konaklama noktalarından biri olan sulak alan; levrek, kefal ve çipura gibi balıkların üreme alanı olmasının yanında su yılanları, kurbağalar ve su kaplumbağaları için de vazgeçilmez bir yaşam ortamıdır.

Kocagöl aynı zamanda nesli tehlike altında bulunan Caretta caretta deniz kaplumbağaları açısından da önem taşımaktadır. Geçtiğimiz yıl sahilinde yuvalama gerçekleşmiş, bu yıl da yeni bir yuvanın tespit edilmesi alanın biyolojik çeşitlilik bakımından taşıdığı değeri bir kez daha ortaya koymuştur.
Doğal yaşam açısından olduğu kadar kent açısından da önemli işlevleri bulunan Kocagöl, kış aylarında oluşan taşkın sularını depolayarak çevredeki yerleşim alanlarını su baskınlarından korumakta, aynı zamanda yer altı su kaynaklarının beslenmesine katkı sağlamaktadır.

Kocagöl’ün korunması amacıyla daha önce Kuşadası Belediyesi ile sivil toplum platformunu oluşturan dernek ve odalar tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne alanın Doğal Sit Alanı olarak tescil edilmesi için bilimsel raporlar eşliğinde başvuruda bulunulmuştur. Başvurunun ardından ön değerlendirme süreci devam etmektedir.
Ancak koruma sürecinin devam ediyor olması, gölde yaşanan çevre sorununun çözümünü geciktirmemelidir. Kocagöl’e yeniden hayat verecek deniz suyunun giriş ve çıkışını sağlayan kanalın bir an önce açılması ve bundan sonra da ilgili kurumlar tarafından periyodik olarak açık tutulması gerekmektedir.

Kocagöl yalnızca Kuşadası'nın son sulak alanı değil, aynı zamanda yüzlerce canlı türünün yaşam alanı, göçmen kuşların durağı, deniz balıklarının üreme sahası ve doğal afetlerin etkisini azaltan önemli bir ekosistemdir. Bu nedenle hem mevcut sorunun acilen giderilmesi hem de Kocagöl’ün kalıcı bir koruma statüsüne kavuşturulması artık ertelenmemesi gereken bir zorunluluktur.

Doğanın kendi dengesini sürdürebilmesi için Kocagöl'e yeniden nefes olacak su sirkülasyonunun sağlanması ve bu eşsiz sulak alanın gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması konusunda ilgili kurumları göreve davet ediyoruz.
EKODOSD (Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği) KUŞADASI



