
2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde, Söke’de ve Kuşadası’nda yapılan etkinliklerle Sulak Alanlara dikkat çekildi. Biyolojik çeşitliliğin korunması, su rejiminin dengelenmesi ve iklim krizine karşı direnç açısından vazgeçilmez ekosistemler olan sulak alanlara dikkat çekmek için, Söke’ye bağlı Argavlı’da ve Kuşadası’na bağlı Güzelçamlı Kocagöl’de etkinlikler düzenlendi.

Söke Emek Sanat ve Kültür Platformu, Kuşadası Sivil Toplum Platformu kapsamında birçok sivil toplum örgütünün desteklediği etkinliklerde; Argavlı’da bulunan sulak alanlar ve OSB’nin güneyindeki eski menderes yatakları olan azmakların, Söke Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikalar tarafından içeriği tanımlanamayan maddeler, küller, granit çamurları, katı atıklar, çöpler, hayvan leşleri, fabrikalarının fırınlarından çıkarılan ve ne oldukları belli olmayan atıklarla doldurulan sulak alanlarda incelemeler yapıldı.

Sahada yapılan gözlemlerde ve tespitlerde söz konusu sulak alanlara; katı atıkların, içeriği belirlenemeyen maddelerin, kül, çamur, seramik kırıkları ve çöplerin halen dökülmeye devam edildiği görüldü.Argavlı’daki sulak alanların adeta OSB’nin çöplüğüne ve atık depolama tesisine dönmüş vaziyette olduğu, bu durumun sulak alanların doğal ve ekolojik bütünlüğünü bozduğu, biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği, yeraltı suları ve tarım alanları açısından ciddi risk oluşturduğu ve bölgede yaşayan Argavlı halkının sağlığını tehdit ettiği belirtildi.

Son yıllarda yaz aylarının kurak geçtiği, çiftçilerin su bulamadığı, yaban hayvanları ve kuşların susuz kaldığı, bu nedenle buradaki sulak alanların mutlak korunması gerektiği belirtildi.
Alanda yapılan incelemelerde; Söke Belediyesi’nin sulak alanlara atık maddeler atılmamasına yönelik tabelalar dikmesine karşın, sulak alanları koruması gereken Aydın Büyük Şehir Belediyesi’nin tabelalarda Sulak Alanları Hafriyat alanı olarak göstermesinin tezat oluşturduğu tespit edildi.
Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne göre; diğer sulak alanlar kapsamındaki bu alanın ekolojik bütünlüğünün korunması ve kirletilmemesi gerektiği belirtildi.

Argavlı Sulak Alanlarına dökülen atıkların ivedilikle yerinde incelenmesini, atıkların içeriğine ilişkin kimyasal ve çevresel analizlerin yapılmasını, tehlikeli maddelerin sulak alanlardan temizlenmesinin sağlanmasını, atıkların dökülmesinin engellenmesini ve eski haline getirilmesini, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’ne aykırı faaliyetlerde bulunan gerçek ve tüzel kişiler hakkında yasal işlem başlatılmasını, yapılan işlemler ve sonuçlar hakkında Argavlı halkına ve kamuoyuna bilgi verilmesi için sivil toplum örgütleri tarafından Aydın Valiliği’ne ve Söke Kaymakamlığı’na verilmek üzere dilekçeler imzalandı.
Kuşadası Güzelçamlı sınırları içerisinde bulunan Kocagöl’de de Kuşadası sivil toplum platformu kapsamında Kuşadası ve Güzelçamlı’dan gelen sivil toplum örgütleri katılımıyla bir etkinlik yapıldı.
Onlarca kuş türüne, sucul canlılara ve göçmen türlere ev sahipliği yapmasının yanı sıra, iklim değişikliğine karşı doğal bir savunma hattı işlevi gören, bölgedeki sel sularını depolayarak taşkınları azaltan, yer altı su kaynaklarını besleyen ve bölgenin iklim direncini artıran Kocagöl’le ilgili yapılan çalışmalar anlatıldı.

Kuşadası Belediyesi ve sivil toplum örgütleri işbirliğiyle Mahalli Sulak Alan yapılması ya da doğal sit kapsamına alınarak koruma statüsü verilmesine yönelik müracaatların yapıldığı belirtildi.Göl kıyısında yapılan incelemelerde, yağmurlarla birlikte göl çanağından taşarak arkasındaki sitelere yaklaşıp eski yıllardaki yataklarına geldiği, gölü besleyen derelerin içerisinin molozlarla doldurulduğu, sazlıkların kesilerek tahrip edildiği ve çöplerin sazlıkların içine döküldüğü gözlendi.
Kocagöl’ün bir an önce ilgili kurumlar tarafından sahiplenerek, sazlıklarının tahrip edilmemesi, suyunun kirletilmemesi, gölü besleyen dere yataklarındaki molozların alınması, biyolojik çeşitliliğinin korunması ve kalıcı bir koruma statüsünün bir an önce verilmesi istendi.
EKODOSD/KUŞADASI



