
Son yıllarda OSB’de yer alan fabrikaların bacalarından çıkan kimyasal gazların, enerji gereksinimi için yakılan yakıtların sonucunda bacalardan havaya yükselen ve Söke’nin üzerinde örtü gibi saran hava kirliliğinin halk sağlığını önemli derece tehdit ettiği görülmektedir. Bu tehdit sadece Söke’yle de sınırlı kalmamaktadır.Başta Söke OSB ve Yukarı Menderes Havzası’nda yer alan endüstriyel işletmelerin arıtmasız bir şekilde Büyük Menderes Nehri’ne saldığı atıklar, halk sağlığını ve nehir ekosistemini etkilediği gibi, Ege bölgesinin en önemli göllerinin başında gelen Bafa Gölü’nü de olumsuz etkilemektedir.

OSB’deki fabrikalardan, jeotermal işletmelerinden kaynaklanan ağır metaller, kimyasallar ve zeytinyağı fabrikalarından gelen karaatık sular, Büyük Menderes Nehri’ni ve Bafa Gölü’nü kirleterek bölgenin biyolojik çeşitliliğini de tehdit etmektedir.Şu anda Büyük Menderes Nehri’nde akan suyun rengi siyaha dönmüş vaziyette ve beslediği Bafa Gölü’ne bu kara ve köpüklü sularda girmektedir.

Gölü besleyen Serçin Priz Kanalında irili ufaklı binlerce balık ağızları açık şeklinde su yüzeyine çıkarak yaşam mücadelesi vermektedir. Bölgedeki tüm balıkçıl kuşları ve pelikanlar hiç zorlanmadan balıkları av lamaktadır.
Yukarı Menderes Havzası’ndan gelen kirli suları ve Söke OSB arkasından doğaya salınan kirli suları inceledik.

OSB’deki büyük fabrikaların hemen arkasındaki doğal kanallara bırakılan suların renklerinin fabrikanın üretimine göre aktığını gördük.
Kamyonlarca atık seramik parçalarının doğaya su yataklarına atıldığını ve birçok azmağında seramiklerle doldurulduğunu tespit ettik.Buradaki işletmelerin, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde belirtilen sınır değerlerine uyup uymadığı konusundaki denetimler ve yaptırımların yeterli olmadığı düşüncesindeyiz.

Eğer denetimler yapılıyorsa bunun sadece fabrikaların içinde değil, asıl doğaya saldıkları kanallarda, balıkların ölümüne yol açan Bafa Gölü’ne giren sularda da yapılması gerekir. Bu atık suların geldiği işletmeler takip edildiğinde nereden geldiği kolaylıkla bulunacaktır.
İklim Değişikliğinin yaşandığı günümüzde, kuraklıkla mücadele eden çiftçiler su bulamazken, niçin sulak alanlar bu fabrikaların atıklarıyla doldurulmaktadır?Sucul canlılarda ve dolayısıyla insanlar üzerinde de önemli sorun yaratan mikroplastikleri n oluşmasına yol açan atıklar niçin kanallara ve menderese
atılmaktadır?

Fabrikaların kirli atık suları verimli toprakları, ekilen bitkilerin kalitesini ve gıda zinciri yoluyla hem insanlar hem de diğer canlıların üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.
Bölgenin kanayan yarası haline gelen Tarihi Taşköprü’nün arkasında yine plastik atıklar, ağaç kütükleri dolmaya başladı. Gelen yağmurlarla birlikte buradaki çöp kütlesi daha da genişleyecek ve su seviyesi yükselince, köprünün üzerinden geçerek Bafa Gölü’ne ve Ege Denizi’ne ulaşarak buraları da kirletcektir.Taşköprü’nün arkasına acil olarak çöpleri toplayacak yüzer bariyer sisteminin takılarak, çöplerin bertaraf edilmesi sağlanmalıdır.
Başta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü olmak üzere, ilgili tüm kurumların doğru yerlerde ve bilimsel metotlarla denetimlerini yapması, sınır değerlerine uymayan kirleticiler hakkında gerekli yaptırımları uygulaması, halk sağlığı ve biyolojik çeşitlilik açısından çok önemlidir.
EKODOSD/KUŞADASI



