
Bir yandan çevre sorunlarıyla boğuşan , bir yandan da gelecekte önemli bir turizm destinasyonu olması beklenen Latmos (Beşparmak) Dağları, genç rehber adaylarına tanıtıldı.Adnan Menderes Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri, Prof. Dr. Başak Burcu EKE ve Öğr. Gör. Büşra Hafçı YORULMAZ sorumluluğunda, profesyonel turist rehberi Neslihan Hurda ve EKODOSD'la birlikte gerçekleştirilen doğa yürüyüşü kapsamında Latmos (Beşparmak) Dağları'’nda yer alan Karadere Mağarası’nı ziyaret etti.
Rota üzerinde yer alan Azap Gölü Ulusal Sulak Alanı da değerlendirilerek, burada su kuşları gözlemlendi, iklim değişikliğinin sulak alanlar ve su ekosistemleri üzerindeki etkilerine değinildi. Yakınında ki 12 İon kentinden biri olan Myus hakkında bilgi verildi.Alan gezisi kapsamında EKODOSD tarafından Latmos (Beşparmak) Dağları'nın doğal peyzaj özellikleri, benzersiz jeolojik oluşumları ve kaya resimleriyle dikkat çeken kültürel mirası hakkında kapsamlı bir alan tanıtımı gerçekleştirildi.
Doğal kaya oluşumları ve sayısız mağarasıyla dikkat çeken Latmos(Beşparmak) Dağları'nda yapılan yürüyüş sırasında, ana hedef olan Karadere Mağarası’na ulaşılırken yer yer antik döneme ait taş döşeli yol kullanıldı.

Yürüyüş güzergâhı boyunca bölgenin karakteristik kaya figürleri ve farklı kaya resimleri yerinde incelendi. Ayrıca Osmanlı Dönemi’ne ait yörük mezarları ziyaret edilerek bölgenin tarihsel sürekliliğine dikkat çekildi.Geçmiş yıllarda doğayla barışık yaşayan yörüklere ait yaşam alanları incelendi.Alan tanıtımı sürecinde bölgeye özgü bitki türleri ve doğal flora hakkında bilgilendirme yapılırken, bölgenin korunmasına yönelik farkındalığın önemine vurgu yapıldı.Latmos'un kutsal tapınağı olarak bilinen Karadere mağarasına gelindiğinde, öğrencileri heyecanlandıran en önemli şey 8 bin yıllık Dağ Tanrılarını simgeliyen kaya resimleri oldu.
Bir kayanın başka bir kayaya yaslanarak, iç yüzeyinde oluşmuş aşınmaları, ilginç şekilleri ve renkleriyle oluşan olağanüstü görüntüsü çok beğenildi.Alman arkeolog Dr. Anneliese Peschlow tarafından 1994 yılında tespit edilen kaya resimleri arasındaki en önemli resmin Karadere Mağarası’nda bulunan resim olduğu, tescil edildiği, ancak açıkta olması kontrolsüz girişler nedeniyle tehdit altında bulunduğu, bu nedenle bir koruma projesi önerildiği, projenin yapılmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Bu resmin Latmos'taki diğer aile sahnelerinden ayrıldığı, başında T biçimli antene benzeyen kafa süsüyle ön plana çıkan figürün, dağın zirvesindeki Tekerlek dağdaki iklim tanrısının kültüyle ilgili olduğuna dikkat çekildi.Rehber adaylarının en çok ilgisini çeken şeylerden biri jeolojik oluşumlar oldu. Her kayadan farklı figürler çıkaran öğrenciler, Caretta caretta İrbaşlı Deniz Kaplumbağasına benzeyen kayanın olağanüstü peyzajı karşısında hayranlık duydular.
Latmos'un döşeme taşlarının üzerindeki pınarlar incelendi, antik dönemde kara kovanlar için yapılan ve ayıların ballara erişmesini kısıtlamak için yüksek kayaların tepesinde bulunan kovanlıklar gösterildi.Bölge coğrafyasında özgür bir şekilde başlarında çoban olmaksızın dolaşarak beslenen kara sığır denilen yerli ırklar konusunda bilgi verildi.Geçmişten günümüze içinde Anadolu Parsı'nın da olduğu bölgedeki zengin yaban hayatı anlatıldı.

Film platoları gibi manzaraların olduğu, birbirinden değerli kültür varlıklarının, bitki çeşitliliğinin ve ilginç şekilli kayaların bulunduğu muhteşem coğrafyanın, delik deşik edilip manzara bütünlüğünü ve doğal peyzajını tamamen bozan, geri dönülmez tahribatlar yaratan maden ocakları tüm katılımcıları üzdü.
Gerçekleştirilen bu eğitim gezisi sayesinde Turizm Rehberliği Bölümü öğrencileri, mesleki eğitimleri kapsamında doğal ve kültürel alanların tanıtımı ve yorumlanmasına yönelik önemli bir saha deneyimi kazanmış oldu.
EKODOSD/KUŞADASI



