
Söke'de kentin nerdedeyse yanıbaşında kurulan ve kurulduktan sonra yaratmış olduğu çevre sorunları nedeniyle halkın büyük tepkisini çeken kağıt fabrikası, kirli atık sularını dolaylı olarak Büyük Menderes Nehri'ne vererek bölgeyi ve biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilediği gibi, şimdi de Latmos (Beşparmak) Dağları'nda yeni bir çevre sorununa yol açacak bir proje hazırladığı meydana çıktı.

Argavlı köyünün güneyindeki sulak alanların OSB'den kamyonlar ve tırlarla getirilen küller, çamur yığınları, tonlarca renkli ipler, izocam atıkları vb. Atıklarla doldurulmasıyla ilgili, geçtiğimiz yıl Söke Belediye Zabita ekipleri tarafından da tutanakla tespit edilmişti.
Şu anda sulak alanlarda fazla yer kalmadı ve Söke Batı Kipaş Kağıt fabrikası tarafından kül atıkları için Söke'ye bağlı Sofular köyünün arazilerinin seçildiğini öğrendik.

Batı Kipaş Kağıt Fabrikası ve Enerji Üretim Santralinde günlük 348 tona oluşan uçucu kül ve dip külünün kamyonlara doldurularak Sofular'da yapılması düşünülen kül düzenli depolama tesisine getirileceği ÇED duyurusunda belli oldu. Projenin 1/1000.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına göre “Orman Alanı” ve Önemli Doğa Alanı” olarak tanımlanan bölgede kaldığı, Orman Kadastro haritasına göre “Ziraat Alanı” olarak belirlendiği ve düzenli kül atık tesisinin yapılacağı bölgenin Fıstık Çamlığı olarak kayıtlı olduğu bilinmektedir.

Kağıt fabrikasından çıkarılan küllerin aslında Oyak Cimento Fabrikası'na gönderildiği, ancak bu yerin 200 km mesafede ve çok uzun olması ve nakliye masraflarının çok yüksek olması nedeniyle, 20 km mesafedeki Beşparmak Dağları'ndaki Sofular Köyü arazilerine taşımalarının daha karlı olacaklarını belirtmektedirler.
Fabrika; Beşparmak Dağları'nı terkedilmiş, kimsenin yaşamadığı, doğal ve kültürel kaynak değerlerinin olmadığı, çevresindeki insanların çam fıstığı, zeytincilik, hayvancılık, arıcılık gibi geleneksel yaşam şekillerinin bulunmadığı atıl bir çöp deposu olarak görmektedir.

Külleri taşıyacak onlarca kamyon ve tırlar, Söke, Bağarası, Aslanyaylası, Sofular, Terziler'in dar yollarını kullanıp, hem bozacak hem de trafik açısından yaşanmaz hale getirecektir.Bugüne kadar bölgenin tertemiz olan havası getirilen küllerin yarattığı toz ve partiküllerle birden değişecek ve büyük bir çevre sorunu haline gelecektir.Zaten güney bölgesinde Latmos'ta maden ocaklarının yarattığı sorunlar devam ederken, büyük bir çevre sorunu da Sofular'da oluşacaktır.Burada yapılacak depolama tesisi sadece Sofuları değil, çevresindeki Güneyyaka, Güzeltepe, Kaygıllı, Çavdar, Demirçay, Akçakaya, Aslanyaylası, Kisir gibi köylerin tam ortasında kalması nedeniyle bu bölgenin coğrafyasını, zeytinlerini ve fıstık çamlarını olumsuz etkileyecektir.
Sadece kül tozu değil, yağmur sularıyla birlikte eğimi Taşköprü'ye doğru olan ve Kisir çayını besleyen dere vasıtasıyla gelecek atıkların, önce çaya daha sonra Büyük Menderes Nehri'ne ulaşması kaçınılmazdır.
Latmos (Beşparmak) Dağları fabrikaların atıklarının döküleceği bir kül depolama alanı, maden ocaklarının geri dönülmez bir biçimde tahrip ettiği meteor çukurları değildir.
600 milyon yıl önce oluşmuş bir coğrafyanın üzerinde, bilinen 8 binyıllık bir insanlık kültürünün devam ettiği çok önemli bir doğa ve yaşam alanıdır.
İçinde yüzlerce yıllık çam ağaçlarının, fıstık çamlarının, zeytin ağaçlarının, menengiç ve pırnal meşelerinin bulunduğu, zengin bir yaban hayatının devam ettiği, arıcılığın, hayvancılığın devam ettiği adeta bir doğa cenneti olan bu bölgenin doğasını bozmaya kimsenin hakkı yoktur.

Doğasıyla, tarihiyle, kültürüyle, yaban hayatı ve geleneksel yaşamını sürdüren köyleriyle dünya turizmine açılması gereken bu çok önemli doğal ve kültürel mirasımız olan Beşparmak Dağları'na, 200 km mesafeye dökülmesi gereken küllerin, fazla maliyet çıkmasın diye 20 km yakındaki Sofular'a dökülmesine izin verilecek mi?
Bu köylerde geleneksel yaşamlarını sürdüren insanlar sağlıklarının bozulmaması, yeraltı sularının temiz kalması, ekonomik kazanımlarının etkilenmemesi için, projeyi durdurmak için bir araya gelecek ve mücadelelerini sürdürecekler.
T.C. Anayasası “Madde 56 – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”
EKODOSD/KUŞADASI



