
Bu haftaki etkinliğimizi, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Bodrum’da gerçekleştirdik.Diğer turizm kentlerinden farklı olarak kendine özgü mimari karakteri bulunan Bodrum’da, yoğun yapılaşmanın baskısı altındaki kıyıların yanı sıra, günümüze kadar ulaşabilmiş az sayıdaki doğal alanı görmek ve geleneksel kırsal mimarinin özgün örneklerini incelemek amacıyla bu coğrafyaya gittik.

Akdeniz bitki örtüsünün en güzel örneklerinin görüldüğü bölgede; baharın ve yağmurun etkisiyle canlanan doğa içinde, yer yer ağaçların gökyüzünü kapattığı patika yollarda yürüyerek Bodrum’un giderek azalan doğal güzelliklerine tanıklık ettik.
Rotamız üzerinde yer alan tarihi bir kutsal alandaki yapıları da inceledik.
1980’li yıllara kadar yaşamın sürdüğü, Bodrum kırsal mimarisinde “Musandıralı Ev” olarak bilinen yapıların bulunduğu Girelbelen’e ulaştık. Karadağ’ın güney yamacında, kızılçam ormanlarıyla çevrili bu eski yerleşim, koruma altında olmasına rağmen her geçen yıl biraz daha yok oluyor.
Taş evleri incelediğimizde, daha önceki ziyaretimizde sağlam olan birçok çatının çöktüğünü gördük. Çöken çatıların yapımında kullanılan ahşap kirişler ve kargı kamışlarının üzerine, tabaka halinde serilmiş deniz erişteleri dikkat çekiyordu. Denizden oldukça uzak ve yüksek bir konumda bulunan Girelbelen’de bu malzemenin kullanıldığını, eriştelerin geçmişte Yalıkavak ve Gündoğan kıyılarından deve kervanlarıyla taşındığını öğrendik.

Üç sarnıcı bulunan Girelbelen’de en büyük ihtiyacın su olduğu, elektrik ve yolun bulunmadığı, sınırlı düz alanlarda buğday yetiştirildiği anlatıldı. Üretilen buğdayın, kilometrelerce uzaktaki değirmenlerde öğütülüp eşeklerle patika yollardan köye taşındığı ifade edildi. Tüm zorluklara rağmen, o dönemde doğayla uyumlu ve mutlu bir yaşam sürdüklerini dile getiren eski sakinler, daha sonra Dağbelen, Gölköy, Gündoğan, Yalıkavak ve Bitez’e yerleştiklerini belirttiler. Girelbelen’de ise geriye yalnızca anılar ve atalarına ait mezarların kaldığını söylediler.

Bir zamanlar hayatın aktığı bu köye doğa yürüyüşçüleri haricinde bugün çok az kişi geliyor. Bölgede, özellikle böreklerde kullanılan keçi körmeni ve kuzu göbeği mantarı toplamak için eski alışkanlıklarını sürdürenlerin köylülerin geldiğini gördük.
Girelbelen’in ardından, yeni yerleşim alanlarından biri olan Dağbelen’e geçtik.

Burada yaşayan bir ahşap ustasının, elinde çekiç ve keskiyle ahşaba nasıl hayat verdiğini izledik. Hayvan figürlerini ve mitolojik hikayeleri ustalıkla işlediği eserlerinden satın alarak kendisine destek olduk.
Turizm sezonuna hazırlanan Bodrum’da gerçekleştirdiğimiz gezide, Bodrum Kalesi içindeki Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni ve Zeki Müren Müzesi’ni de ziyaret ettik.
EKODOSD / KUŞADASI



