
80’li yıllarda Kuşadası’nda, kent içinde sur kalıntılarında ve ağaçlarda yuva yapan leylekler, burada üreyerek yaşamlarını sürdürüyordu.
Ancak kentin büyümesi, nüfus artışı ve doğal alanların hızla azalmasıyla birlikte leylekler de Kuşadası’nı terk etti. Yaklaşık 40 yıl sonra, geçen yıl Ağustos ayında bir çift leylek Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin içindeki telefon direğine yuva yaptı. Ancak geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler.

Bu leyleklerin, göç rotalarındaki Kuşadası Davutlar köprülü kavşağındaki üst geçitte bulunan aydınlatma direklerinde dinlenen çiftlerden biri olduğunu düşünmüştük. Nitekim her yıl göç mevsimlerinde 20–30’lu gruplar halinde leyleklerin bu direklerde konakladıklarını izliyoruz.
Geçen yıl rota üzerinde konaklama yaptıkları yerin yakınında seçtikleri direğe yuva yapmış ve Ağustos sonunda yeniden göç etmişlerdi.
Bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk.
Kuşadası’nda tek bir yuva bile bizim için büyük anlam taşıyor. Çünkü EKODOSD olarak Aydın’daki 17 ilçenin 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürütüyor, yalnızca Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu.
Dün, yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leylek geldi.
Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi.
Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını leylek de fark etmiş durumda.
Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacağını düşünüyoruz.

Umarız ki eşiyle birlikte bu yuvada kalmaya karar verir, üremelerini gerçekleştirir ve yavrularını Kuşadası’nda büyütüp gökyüzüne uğurlarlar.
Yuvayı izlemeye devam edeceğiz.
Adını kuşlardan alan Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapması; hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajıdır. Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır.
Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatmaktadır. Bu sadece bir kuşun hikayesi değil, Kuşadası’nın doğayla kurduğu ilişkinin bir sınavıdır.
Eğer kalan son doğal yaşam alanlarını da kaybedersek, bir gün sadece leylekleri değil, bu kentin doğasını da eski fotoğraflardan hatırlayacağız.
EKODOSD / KUŞADASI



