
Uluslararası alanda belgesel ödülleri alan ve bu sayede Amerika Birleşik Devletleri’nden “Üstün Yetenek Vizesi” alarak oturum hakkı kazanan belgesel yönetmeni Yavuz Pullukçu, Amerika’dan sonra yeni belgeselinin çalışmalarına Latmos (Beşparmak) Dağları’nda başladı.Pullukçu “Önceki yıllarda EKODOSD’la birlikte Latmos belgeselini çekmiştim. Daha sonra ki araştırmalarımda, Amerika'nın Nevada eyaletinin Valley of Fire bölgesindeki ulusal parkta da kaya resimler olduğunu öğrendim.

Yaptığımız incelemelerde bu bölgede Latmos’a benzer bağlantılı birçok resmin olduğunu gördüm.Resimlerdeki benzerlikler, bulunmuş olduğu coğrafya, bölgenin koruyarak kullanılması ve yerel halk olan Kızılderililer için buranın önemi ve kutsallığı çok ilgimi çekti.Kaya resimleri ve bölge Kızılderililer tarafından kutsal kabul ediliyor, hiçbir yerde tahribata ve kirliliğe izin verilmiyor, dünyanın birçok yerinden ziyaretçiler belirtilen kurallara riayet edip gezerek, ekonomik olarak da katkıda bulunuyorlar.

Latmos belgeselinin devamı niteliğinde olan yeni bir belgesel projesini başlatarak, ilk çekimleri Amerika’da başlattım.
Bölgeyi inançları gereği kutsal topraklar olarak bakan Kızılderililer ve kaya resimlerinin ilk çekimlerini tamamladım.
Şu anda Latmos (Beşparmak) Dağları’na geldim. Burada çekimlere asistanım Zeki Uysal ve EKODOSD’la birlikte devam ediyorum. Bir yıl içinde Amerika ve Türkiye’ye dönüşümlü olarak gelerek çekimlere devam edeceğim.

Her iki bölgeyi de araştırdığım için ne yazık ki kendi bölgemizin korunamadığını ve şu anda tehdit altında olduğundan üzülüyorum. Amacım her iki bölgenin de zenginliklerini, benzerliklerini karşılaştırıp, Latmos bölgesinin korunmasına katkı yapmak ve değerlerimizi bütün dünyaya duyurmak istiyorum. Umarım başarırım.”
EKODOSD olarak biz de eski yönetim kurulu üyemiz Yavuz Pullukçu’ya destek oluyoruz.

Latmos Dağları’nın doğal peyzajı madencilik faaliyetleri nedeniyle geri dönülmez biçimde tahrip ediliyor. Aydın ve Muğla illerinin sınırlarında yer alan bu dağlar, Neolitik Çağ’a tarihlenen kaya resimleriyle, Anadolu prehistoryasının en önemli açık hava müzelerinin başında gelmektedir. Keşfedilmeyi bekleyen daha birçok kaya resminin olduğunu düşündüğümüz bu coğrafyanın tahrip edilmesi durdurularak, bütüncül bir şekilde korunması için yasal bir statünün acilen getirilmesi gerekmektedir.
Latmos Dağları’nda açılan maden ocaklarının faaliyetleri bittiğinde, meteor çukuru gibi devasa tahribatlar oluşmakta, ne yazık ki taahhüt etmelerine rağmen bu alanlarda hiçbir iyileştirme çalışması yapılmamaktadır.
Yavuz Pullukcu’nun, Latmos ve Valley of Fire arasında bir sanatsal diyalog kuracağı belgeselin hem bölgenin tanıtımı hem de korunmasına katkı yapması açısından çok yararlı olacağını düşünüyoruz.
EKODOSD/KUŞADASI



