
“The Grand Canyon Rock Art” belgeseli, iki kıtanın kadim kaya sanatı mirasını buluşturacak. EKODOSD üyesi, uluslararası ödüllü yönetmen Yavuz Pullukcu, daha önce ziyarette bulunduğu Amerika Birleşik Devletleri’nin Nevada eyaletinde yer alan Valley of Fire State Park’ta yaptığı araştırmalar sonucunda, yeni belgesel projesi için tekrar Amerika Nevada’ya gidiyor. Pullukcu, Latmos bölgesindeki 8 bin yıllık kaya resimleriyle Valley of Fire’daki petroglifler arasındaki sanatsal ve kültürel bağları inceleyerek, insanlığın ortak sembol diline ışık tutmayı hedefliyor.

Uluslararası alanda ödüllü belgeselleriyle tanınan Yavuz Pullukcu, bu başarıları sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden “Üstün Yetenek (O-1B) Vizesi” alarak oturum hakkı kazandı.
Yönetmen, 2025 yılı başında ABD’ye giderek Death Valley ve Valley of Fire bölgelerinde kapsamlı saha araştırmaları yürüttü.
Şimdi ise aynı yılın Ekim ayı içinde çekimlerine başlayacağı yeni belgeseli için hazırlıklarını sürdürüyor.

Yavuz Pullukçu “Valley of Fire, sadece jeolojik güzelliğiyle değil; Amerika’nın yerli halklarından Moapa Paiute Kabilesi’nin kültürel mirasıyla da çok değerli bir bölge.
Kaya resimleri, atalarından kalan mesajları ve ruhani sembolleri bugüne taşıyor.
Aynı şekilde Latmos’ta da insanın doğayla kurduğu o içsel bağın izleri var. Bu iki alan, aslında aynı hikâyeyi farklı taşlara yazmış,”
Pullukcu, bölgedeki kaya sanatı üzerine detaylı saha incelemeleri ve görsel belgeleme çalışmaları yapacak.
Belgeselde, iki farklı kıtada yer alan bu kaya resimlerinin sanatsal, kültürel ve tarihsel bağlamları ele alınarak, geçmiş uygarlıkların ortak anlatılarına odaklanılacak.
Paiute Halkı ve Koruma Kültürü
Yönetmen Pullukçu; Moapa Paiute Kabilesi’nin Valley of Fire’daki kutsal alanların korunmasında aktif rol aldığını ve bu alanları “ataların sesinin yankılandığı yerler” olarak gördüklerini belirtiyor.
Kabilenin, kaya sanatlarını geçmiş nesillerin ruhani ifadeleri olarak değerlendirdiğini ve doğayla olan ilişkilerini yansıttığını vurgulayan Pullukcu, bölgedeki yüksek koruma bilincine dikkat çekiyor.

Valley of Fire ile Latmos Arasındaki Fark
Pullukcu, Valley of Fire’daki koruma önlemlerinin örnek teşkil ettiğini belirterek,
“Amerika’da petrogliflere çıplak elle dokunmak bile yasak.
Oysa Latmos’ta aynı ölçüde değerli bir miras, kontrolsüz doğa tahribatı ve insan etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya,” diyor.
Yönetmen, bu belgeselin Latmos’un korunması için farkındalık yaratacağını ve uluslararası ölçekte kültürel miras bilincini artıracağını ifade ediyor.

Valley of Fire Hakkında
Nevada eyaletinde yer alan Valley of Fire State Park, kırmızı kumtaşından oluşmuş jeolojik yapıları, erozyonla oluşmuş doğal kemerleri ve 4 bin yılı aşkın geçmişe sahip Ancestral Puebloan petroglifleriyle biliniyor.
Bölge her yıl dünyanın farklı yerlerinden binlerce turist çekiyor; ziyaretçiler park yönetimi tarafından belirlenen sıkı koruma kurallarına uymak zorunda.

Latmos (Beşparmak) Dağları
Aydın ve Muğla illeri arasında uzanan Latmos (Beşparmak) Dağları, Neolitik Çağ’a (M.Ö. 6000–5000) tarihlenen kaya resimleriyle Anadolu prehistoryasının en önemli açık hava galerilerinin başında geliyor.
Bu resimler, özellikle “aile” ve “doğa” temalarını merkezine alarak insanoğlunun içsel dünyasına dair eşsiz bir anlatı sunuyor.
Yeni Belgesel: “The Grand Canyon”
Yavuz Pullukcu’nun yeni belgeseli, Latmos ve Valley of Fire arasında 8.000 yıllık bir sanatsal diyalog kuruyor. İki kıtadaki benzer sembolleri ve insanın doğayla kurduğu ortak duygusal bağları keşfetmeyi amaçlıyor.
Belgeselin 2026 yılında uluslararası film festivallerinde gösterime girmesi planlanıyor.
EKODOSD/KUŞADASI



