ALATEPE-ÖREN YALISI ETKİNLİĞİ

 

Bu haftaki etkinliğimizi fazla yapılaşmanın olmadığı, doğal güzelliklerin aynı anda görülebildiği,  yeşille mavinin buluştuğu bir noktaya yaptık. Sessiz dünyanın hakimi olarak tanınan dünyaca ünlü sualtı kaşifi Kaptan Cousteau’nun  “Yeryüzünde Cenneti Görmek İstiyorsanız Gökova’ya gidin” dediği körfezin en güzel görüldüğü yerlerden biri olan Alatepe’nin Kocadağ’ına çıktık. Kilometrelerce öteden bile görülebilen termik santrali saymazsak, büyük ölçüde doğallığını koruyan Ören’in muhteşem görüntüsünü 650 metre yüksekten izledik.

Deveboynu gibi uzayıp giden Datça Yarımadası’nı, Karaca Adası’nı, Longöz, Değirmenbükü, Yedi Adalar, İngiliz Limanı, Tuzla’nın dantela gibi işlenmiş girintili çıkıntılı kıyılarının siluetini izlerken büyük keyif aldık. Kocaçayın getirdiği alüvyonlarla oluşan verimli arazilerin kısmen olsa da büyük ölçüde yapılaşmalardan kendini kurtaran yeşilliklerini izledik.Bu muhteşem manzaraya hakim bir tepeye yapılan antik oda mezarda incelemeler yaptık.

 

Profesyonel turist rehberimiz Yeşim CİNBAŞ tarafından, adını mitolojide çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’tan alan antik kentle ilgili bilgi verildi.

Deniz kıyısından Kocadağ’a doğru bakıldığında “Mümkün değil buradan inilmez” denilen yükseltilerden,  Keramosluların binlerce yıl önce yaptığı antik yoldan inişe geçtik.Onlarca zigzaglar çizip döne döne yürüyerek, muhteşem bir manzarayı izleyip kızılçam ormanlarının içine daldık.

Akdeniz Bitki Örtüsü’nün en güzel örneklerinin görüldüğü parkurda, bu yıl çiçeklerin erken açtığını gördük.Yürüyüşün sonunda Ören Yalısı’nın plajına indik. Hazırlıklı gelmediğimizden sadece yorulan ayaklarımızı tuzlu sulara sokabildik.

Yemeklerimizi deniz kıyısında Ören Yalısı’nın taze balıklarıyla meşhur Eftelya Restoranında yedik. Herkesin kafasında, sessiz sakin huzur dolu Ören’e, en kısa sürede tekrar gelmek hayali vardı.