• ekokapakresim2.png

KUŞADASI TÜLLÜŞAHINI ÇOCUKLAR KURTARACAK

Yurtdışına tatile gittiğinizde bazen karşınıza öylesine güzel manzaralar çıkar ki, bu harika görüntüler karşısında manzarayı hayranlıkla izler ve içinizden “Niçin biz de böyle değil” diye siteminizi gösterirsiniz. Fransa’nın Provence bölgesi bunlardan sadece bir tanesi. Bu bölgeyi özel bir koruma anlayışıyla, doğasını, tarihini, mimarisini ve kültürünü sürdürebilir bir şekilde geleceğe taşımışlar.

Lavantasıyla meşhur bu bölgeye girildiğinde, insanın içine huzur da giriyor. Akın akın turistlerin geldiği bu bölgeye sadece fotoğraf çekmek için bile gelenler oluyor. Yanı başında Luberon Milli Parkı var. Tüm hediyelik eşyaların, tabloların, oyuncakların, yiyecekler ve içecekler gibi her şeyin lavanta olduğu görülüyor. Yaptıkları en güzel şey koruma-kullanma dengesini iyi gözetmek. Doğal ve kültürel değerlere saygılı olup, koruyarak kullandıklarında, orada yaşayan insanların da geleceğinin korunacağını biliyorlar.

 

“Niçin bizde böyle değil, neden biz de yok” sorusunu kendimize hep sorarız. Aslında var, hem de çok önemli değerlerimiz var, ancak korumakta biraz güçlük çekiyoruz. Bünyesinde Türkiye’nin en önemli ulusal parklarından biri olan Dilek Yarımadası Milli Parkı’nı barındıran Kuşadası, zengin biyolojik çeşitlilik barındıran bir coğrafyada olup, birçok endemik türe ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan birisi de, Yaylaköy’de yetişen ve endemik bir tür olan Kuşadası Tüllüşahı’dır. Adını, Milli Parkında bulunduğu Samson Dağları’nın antik ismi Mykale’den alan ve ilk defa Kuşadası’ndan toplanarak bilim dünyasına tanıtılan Tüllüşah/Aydın Gaşağı (Rhaponticoides mykalea) adında ki endemik bitki, “Vahim Durumda” (CR) kategorisinde, yani çok yakın gelecekte yok olma riski altında bulunmaktadır.

Bu nedenle, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 2017 Yılı stratejik Koruma Planı içine alınmış ve Türkiye’de seçilen 16 tür arasına girerek izleme çalışmaları başlatılmıştır. Sayılabilir derece de çok az kalan ve kaybolmaya yüz tutan Kuşadası’nın bu önemli doğal kaynak değerinin en yoğun yaşadığı yer olan Yaylaköy’e gittik bugün. Kuşadası Yayla İlkokulu’nda Tüllüşahla ilgili bir sunum gerçekleştirdik.

 

29 öğrencisi olan okulun müdürü Gürcan ÖZTÜRK, öğretmeni Oya ÜYÜCÜ ve Yaylaköy Muhtarı Cafer ÇİFTÇİ’yle birlikte, Yaylaköy’ün endemik türü Tüllüşah’la ilgili yapılan çalışmaları sunduk ve öğrencilerle neler yapabileceğimizi görüştük. Belki de yanı başından geçtikleri ancak farkında olamadıkları bu endemik bitkiyi ilk kez gören çocuklara, görseller üzerinden Tüllüşahı tanıttık. Kuşadası Tüllüşahıyla ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalar ve gelecekte neler yapılacağı anlatıldı. Kuşadası’nın Mahallesi olan Yaylaköy’ün; Dilek Yarımadası Milli Parkı, Yunanistan’ın Samos Adası, Darboğaz, Bayrak Adası, Sahil Siteleri, Güzelçamlı, Davutlar ve Kuşadası Körfezinin tüm kıyılarının panoramik olarak görüldüğü en güzel noktada yer aldığını, tüm bu güzelliklere Tüllüşah’ın büyük değer katacağı söylendi. Doğa Koruma ve Milli Parklar, Kuşadası Kaymakamlığı, Kuşadası Belediye’si, ADÜ Biyoloji Bölümü ve EKODOSD’un bu bitkinin korunması yönünde işbirliği yaptığı anlatıldı.

 

Bitkinin en önemli yaşam alanlarından birinin belediye parselleri içinde olması nedeniyle, Kuşadası Belediyesi tarafından alanda yapılacak bir projeyle; doğaya uyumlu ahşap yürüme yolları, fotoğraf çekim terasları, Tüllüşahları ve diğer bitki örneklerini tanıtan Türkçe-İngilizce ve Latince tabelalar, yöre insanlarının yapacağı Tüllüşahlardan oluşan hediyelik eşyaların ve yöresel ürünlerin satılacağı stantlar,Tüllüşah Evi’yle birlikte, her yıl bir Tüllüşah Festivalinin yapılarak, hem bitkinin tanıtılması hem de yöre insanlarının sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlanması düşünüldüğü söylendi.

Kuşadası Tüllüşah’ının tanıtımına, öncelikle bitkinin yaşam alanlarında yaşayan yöre insanlarının farkında olması için önce öğrencilerle başladık. Yaylaköy’ün pırıl pırıl öğrencileri önemli saptamalarda bulundular ve kafalarında oluşan birçok soruyu sordular.

Okul Müdürü ve öğretmenleriyle görüşerek, öğrenciler arasında, Tüllüşah resimleri ve kompozisyon yarışması düzenleyeceğiz. Yarışmada derece alanlar, EKODOSD üyeleri tarafından ödüllendirilecek.

Tüllüşahların topraktan çıktığı Mart ayından başlamak üzere, yaklaşık 3 mt. ye çıktığı çiçeklenme mevsimi olan Haziran ayına kadar, bitkinin öğrencilerle birlikte izlenmesi sağlanacak. Her öğrenciye birer Tüllüşah gözlemci belgesi ve kendi alanlarındaki bitkilerin izleme sorumluluğu verilecek.

Tüllüşah Vadisi, Kuşadası Doğa ve Kültür Rotaları üzerinde olduğundan, burada yapılacak ekoturizm faaliyetlerinden katkı sağlayacak yerleşimlerden biri de Yaylaköy olacak. Bu faaliyetlerde yöresel ürünlerinin yanı sıra, Tüllüşah temalı el işleri, süs eşyaları, tablolar vb. hediyelik eşyaların yapılabilmesi için, Yaylaköy kadınlarına bu konuda uzman olan kişiler tarafından kurslar verilecek.Eğer düşünüldüğü gibi başarılı olunursa, Kuşadası Tüllüşahı, belki de Yaylaköy’ün kaderini değiştirecek. En önemlisi de bitkinin korunarak gelecek nesillere ulaştırılması sağlanacak.