• 2.jpg
  • annelise1.JPG
  • caretta.JPG
  • gerga.JPG
  • gezi.JPG
  • karyalikadin.jpg
  • kaya.jpg
  • kayaresim2 (2).jpg
  • leylek.JPG
  • mustafacaretta.jpg
  • pardus.jpg
  • pecelibaykus.JPG
  • sahinucur.JPG
  • sualti.jpg
  • tepeli (2).JPG
  • tullusah.JPG
  • yedilermanastir.JPG

ÇARŞAMBA SÖYLEŞİLERİNİN KONUĞU BEYZA ŞAT GÜNGÖR OLDU

Çarşamba Söyleşilerinin bu haftaki konuğu EKODOSD üyesi, İstanbul Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Beyza ŞAT GÜNGÖR oldu.

“Kent Ekosistemleri ve Kentsel Peyzajlar” konulu bir söyleşi yapıldı.Kendisini diğer çevresel özelliklerden ayıran doğal veya insan yapımı ya da yarı doğal nesnelerin bütünlüğü olan Peyzaj konusunda önemli bilgiler verildi.Farklı peyzajların, peyzajı oluşturan elemanların iklim ve diğer çevre şartlarına (jeoloji, hidroloji, jeomorfoloji) bağlı olarak değiştiği, peyzaj elemanlarının değişim göstermesi ile de peyzajların isimlendirildiği, orman peyzajı, kırsal peyzaj, kentsel peyzaj gibi örneklerle,  İnsanın da bu peyzajın bir parçası olduğu belirtildi.

Kentleşme ve yerleşik hayatın insan ihtiyaçlarının kolay karşılanabileceği ve iklimin ve coğrafyanın insan yaşamına elverişli olduğu yerlerde gelişme gösterdiği belirtildi. Her canlının kendi habitatında yaşadığı, yani yaşamını sürdürebileceği alanlarda yaşadığı, bu açıdan en geniş yayılış alanına sahip, ekstrem koşullarda dahi yaşayabilen canlının insan olduğu söylendi. Kentsel yaşama geçişin tarım ile olduğu, tarım ile uğraşan çiftçilerin ürünlerinin yağmalanmalarına karşılık güvenlik sebebi ile biraraya geldiklerini ve böylelikle kentlerin oluşumuna öncülük ettikleri belirtildi. Kentsel peyzaj, kırsal peyzaj arasındaki farklar anlatıldı.

Kırsal peyzajda doğaya insan etkisinin minimum veya kabul edilebilir düzeyde olduğu, burada doğa ile uyumlu bir yaşamın söz konusu olması gerektiği, geçim kaynaklarının doğadan geldiği, ancak kırsal yaşantının da gitgide bozulduğu belirtildi. Konvansiyonel tarım ile üretimin arttırılması sağlandığı, bunun için fazla oranda gübre kullanıldığı, özellikle “N” gübrelemesi çok olunca bu fazla “azot” gübrelemesi sulama suları ile toprağa oradan da yer altı su kaynaklarına denizlere, akarsulara, göllere taşındığı söylendi.Fosfor, potasyum gibi gübrelemeler için de aynı şeyin söz konusu olduğu, NPK (Azot, fosfor, potasyum) gübrelemesi sonucu toprak ve su kirlenmesine çok rastlandığı belirtilerek, bunların sonuçları anlatıldı. Özellikle sulardaki gübreleme sonrası oluşan besin fazlası alglerin planktonların suda artmasına neden olduğu,  burada biriken alg ve planktonların su altı yaşamı ve oksijen üretimi için gerekli olan güneş ışınlarının gelişini engellediği ve ötrifikasyona neden olduğu, sudaki oksijenin azaldığı, bunun sonucunda sudaki yaşamın git gide fakirleştiği, canlı çeşitliliğinin azaldığı ve sulak alanın, önce bataklığa sonra da çayıra dönüşerek kara formuna geçtiği söylendi.Her peyzaj elemanının yapay olduğu kentsel peyzajlarda İstanbul örnekleri verildi. Kentsel peyzajlarda suni olarak yaratılan ve burada oluşan habitatlarda canlı çeşitliliği örneklerle sunuldu.

 

Ekosistem ve tartışılmaya ve yeni kullanılmaya başlayan ekosistem hizmetleri konusunda bilgi sunuldu.

Kent ekosistemlerinde yapay olan çevrenin bilinçli olarak oluşturulması gerektiği, özellikle peyzaj planlama ve tasarımı açısından önemli kararların alınıp uygulanmasının şart olduğu, kenti çevreleyen bir yeşil kuşak bırakılması ve yeşil kuşağın yol ve sanayi gibi ağır kirleticilerin oluşturduğu hava kirliliğini soğuracak nitelikte olması gerektiği anlatıldı.

Aksi halinde kentlerin fiziksel olarak yaşanmaz hale geleceği, insanların fiziksel sağlığının yanı sıra ruhsal sağlıklarının da yenilenmesinde çok etkili olan kentsel yeşil alanların hiyerarşik olarak planlanması gerektiği belirtildi. İstanbul Bomonti’de “Boşlukta” adı altında yapılan atölye çalışması örnek olarak gösterildi. Gösterilen videoda en çarpıcı örneğin, bir vatandaşın yeşili görebilmek için mezarlığa gittiğini belirtmesi oldu.

Kent yeşil kuşaklarıKentsel yeşil alan hiyerarşisi sağlıklı kent yaşamı açısından kaçınılmaz olduğu, yoksa binalar arasında sıkışmış bir kentsel yaşamın sürdürülebilir olamayacağı belirtildi. Kentlerde yeşil kuşakların oluşturulması gerektiği, gürültü perdelemesi yapılması, tozu tutmak için tabakalı bitkilendirmelerin yapılmasının önemine vurgu çekildi. Kent içi ağaçlandırmalarda tür seçiminin önemine dikkat çekildi. Kentlerde dikilmemesi gereken ağaçlar ve bunların yaratacağı sorunlarla ilgili örnekler verildi.

Kentsel peyzajlarda suni olarak dahi olsa oluşturulan kentsel yeşil alanların kent için faydaları anlatıldı.

İzleyicilerden soru yağmuruna tutulan Yrd. Doç. Dr. Beyza ŞAT GÜNGÖR, Yaz sezonunda daha detaylı bir sunum yapma sözü verdi. EKODOSD’un teşekkür belgesi, Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ayşe GÜNBEY ŞERİFOĞLU tarafından, Yrd. Doç. Dr. Beyza ŞAT GÜNGÖR’e takdim edildi.