BÜYÜK MENDERES DELTASININ ÖNEMLİ KUŞ TÜRÜ TEPELİ PELİKAN (Pelicanus crispus)

BÜYÜK MENDERES DELTASININ ÖNEMLİ KUŞ TÜRÜ
TEPELİ PELİKAN (Pelicanus crispus)



Tepeli Pelikanlar Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası
Milli Parkı’nda bulunan önemli sulaklarımızdan Büyük Menderes
Deltası’ndaki adacıklarda  ve kıyı kumullarında üremektedirler.


Tepeli Pelikan ( Pelicanus crispus), yayılımı Avrupa ‘dan Moğolistan'a
kadar olan, balıkla beslenen ve nesli tehlike altında bir kuş türüdür.
Tüm dünyada sayıları çok azalan Tepeli Pelikanlar için, birçok ülkede
koruma dernekleri kurulmuş ve bu konuda koruma yasaları çıkarılmıştır.
Hızlı endüstriyel ve tarımsal gelişmeler, kaçak avcılık, sulakaların yok
edilmesi ve artan insan nüfusu baskısı nedeniyle pelikan populasyonları
hızla azalmakta ve yayılım alanları daralmaktadır.
Ülkemiz Tepeli Pelikanlar açısından çok önemli populasyona sahiptir.

Tepeli Pelikan yaklaşık 170 cm. boylarında ve 11 kg. ağırlığındadır.

Kanat açıklıkları 3 mt. kadardır. Çoğunlukla toplu yaşar ve koloniler
halinde yuvalanırlar.

Besini sadece balıktan oluşan tepeli pelikanlar yılda 4 yumurta bırakır.

Yavrular yumurtadan çıktıklarında tüysüz birer et parçacıklarıdır.

Kısa zamanda kilo almaya ve tüylenmeye başlayan yavrular,
yuvaların içinde kendilerine yiyecek getirilmesini bekler.

Başını geniş ve köşeli göğsünün üstüne çekerek güçlü bir şekilde
Uçan pelikanlar,  uzun ve keseli gagasıyla hemen tanınırlar.

Tepeli Pelikanlar geniş iç sularda, göllerde, büyük bataklıklarda ve l
agünlerde bulunur.Tatlısularda yaşamasına rağmen azda olsa tuzlu ve
acı sularda da görülür. Genellikle yoğun balık popülasyonuna sahip sulak
alanları tercih ederler. Büyük Menderes Deltası’nı üreme, barınma ve beslenme,
Bafa Gölü ve Azap Gölü’nü beslenme amacıyla kullanırlar.
Doğa Koruma ve Milli Parkların kış sayımında Büyük Menderes Deltası’nda 153 adet
Tepeli Pelikan tespit edilmiştir.


Alanda hem deltayı hem de Tepeli Pelikanları rahatsız eden bazı olumsuz gelişmeler
yaşanmaktadır. Başta 560 km boyunca, etrafındaki yerleşim yerlerinin evsel ve
sanayi kuruluşlarının kimyasal atıkları, menderes yoluyla deltaya ulaşmaktadır.
Sudaki bu kirlilik alanın ekolojik yapısını olumsuz olarak etkilemektedir.


Deltanın en önemli sorunlarından birisi yasak olmasına rağmen sürdürülen
kaçak avcılıktır. Kaçak avcılık buradaki yaban hayatını, Tepeli Pelikanları
olumsuz yönde etkilemektedir. Doğa Koruma ve Milli Parklar alanda kaçak

avcılıkla mücadele etmektedir. Ancak delta alanı çok geniş olup,
personelsayısı da kısıtlıdır. Bölgede kaçak avcılığın önlenmesi için
duyarlılığa vebilinçlendirmeye ihtiyaç vardır.

Bölgenin tarım bölgesi olması nedeniyle, tarımsal ilaçların zararlı etkileri
deltadaki diğer canlıları olduğu gibi, Tepeli pelikanları da olumsuz etkilemektedir.
Bu ilaç ve maddeler her ne kadar tarımsal üretim ve hayvancılık için olumlu olsalarda ,
doğadaki diğer memeli, kuş ve balık türleri için toksik olmaları ve uzun süre
bu etkilerini devam ettirmeleri nedeniyle de doğal yaşam için çok büyük tehdittirler.
Bu konuda tarımla uğraşan çiftçilerin duyarlılıkları ve ilgili tarım kuruluşlarının
bilinçlendirme çalışmaları çok önemlidir. Sulak alanlarımızın korunması ve akılcı
kullanımı için herkese büyük görevler düşmektedir.

Bölgedeki yerleşim yerlerinden atılan çöpler, dereler, kanallar ve
Büyük Menderes Nehri yoluyla deltaya kadar ulaşmaktadır.
Çöpler buradaki kuş türleri ve su canlıları için tehdit oluşturmaktadır.

Büyük Menderes Deltası kuş türleri açısından zengin olması nedeniyle,
burada kuş gözlemciliğinin yaygınlaştırılması gerekir. Bölgede kuş gözlemciliğinin
yaygınlaşması, kaçak avcılığın azalmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda kuş gözlemine
gelen gelir seviyesi yüksek yerli-yabancı konuklar nedeniyle yöre insanı ekonomik
kazanç elde edecektir.
İçinde Tepeli Pelikanların da olduğu yüzlerce kuş türünün "doğal evleri" olan
sulak alanlarımız,  büyük bir hızla yitirilmekte, kurutulmakta ve kirletilmektedir.
Büyük Menderes Deltası bu sulakalanlarımızdan en önemlileri arasında olup,
uluslararası sözleşmeler, kanunlar ve yönetmeliklerle koruma altında olmasına
rağmen birçok tehditle karşı karşıyadır.

Bitki ve canlı çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak tanıyan çok önemli
ekosistemler olan  sulak alanlar, bulunmuş olduğu coğrafyanın  iklimini de düzene
sokmakta ve bitki örtüsünün doğallığını sağlamaktadır. Sulak alanların yok olması
başta insan olmak üzere o coğrafyadaki tüm canlı hayatı olumsuz etkileyeceğinden,
gerekli koruma önlemleri mutlaka alınmalıdır.
(EKODOSD)