• 2.jpg
  • annelise1.JPG
  • caretta.JPG
  • gerga.JPG
  • gezi.JPG
  • karyalikadin.jpg
  • kaya.jpg
  • kayaresim2 (2).jpg
  • leylek.JPG
  • mustafacaretta.jpg
  • pardus.jpg
  • pecelibaykus.JPG
  • sahinucur.JPG
  • sualti.jpg
  • tepeli (2).JPG
  • tullusah.JPG
  • yedilermanastir.JPG

SERÇİN KÖYÜNDE BİR SAZ KEDİSİ

Zengin kuş türleri ve yılan balıklarıyla tanınan Söke’nin balıkçı köyü Serçin Mahallesinde, sazlıklarla çevrili Serçin Priz Kanalı karşısında evi bulunan Hasan Hüseyin Toygun’a bir vaşak tarafından saldırıldığı ihbarı aldık. Olay yerine gittiğimizde yaptığımız incelemede hayvanın vaşak değil, nesli tehlike altında olan Saz Kedisi (Felis Chaus) olduğunu tespit ettik. Saz kedisinin vurulduğunu ve ölmüş olduğunu gördük.

H.H. Toygun gece saat 03.00 sularında evinin bahçesine tuvalet için çıktığını, sonrasında bahçede bulunan sandalye de bir sigara yaktığını, arkasından yabani bir hayvanın saldırdığını, bağırarak yardım istediğini, oğlunun tüfekle dışarı çıktığını, oğluna “ateş yoksa beni öldürecek” diye bağırdığını, oğlunun önce babasını vurabilirim endişesiyle tereddütte kaldığını ama sonra ateş edip hayvanı vurduğunu söyledi. Hayvanın gözünün üstünden ısırdığını ve ayaklarıyla yüzünü yaraladığını, gece saat 04.00’te Söke Devlet Hastanesinde acile götürüldüğünü, burada kendisine dikiş atılarak, kuduz aşısı yapıldığını belirtti. Biz de Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’nü arayarak bilgilendirdik ve Doğa Koruma Mühendisi Erdinç Kutsal ve Söke Tarım İlçe Veterineri Hasan Şahin olay yerine geldiler.

Birlikte olay yerinde inceleme yapıldı ve bir tutanak tutuldu. Saz Kedisinin dişi olduğu, karnından vurularak öldüğü tespit edildi. Kuduz yönünden incelemesi yapılmak üzere İzmir Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü Müdürlüğü’ne gönderildi. Saldırıya uğrayan Hasan Hüseyin Toygun’a sonuçlar gelinceye kadar kuduz aşılarına devam etmesi ifade edildi.

Saz Kedilerinin bir insana saldırdığını ilk kez duyduk. Yaban kedilerinden biraz büyükçe, Vaşaktan daha da küçük bir kedi türü olan Saz Kedisinin, olay yerinde yaptığımız inceleme neticesinde, 2 durum karşısında saldırı yapabileceğini düşündük. İlki hayvan kuduz ise bu durumda saldırabileceği, eğer kuduz değilse, ancak kıstırıldığı bir alanda saldırabileceği aklımıza geldi. Hasan Hüseyin Toygun’un Saz kedisiyle boğuştuğu yerde inceleme yaptık. Toygun, hayvanın 3 tarafında duvar olan alandan geldiğini söyledi. Eğer böyleyse hayvan kendisini savunmak istemiş olabilir. Hasan Hüseyin Toygun’un yaralanmasını üzüldük. Nesli Tehlike Altında olan önemli bir türün dişi bir bireyinin kaybedilmesi de kötü oldu. Serçin’li balıkçılar Saz kedilerini sürekli gördüklerini ancak bunu vaşak sandıklarını söylediler. Aynı şekilde çok yakında bulunan Azap Gölü’nde de bu hayvanın yöredeki insanlar tarafından sürekli görüldüğü, onlar da yanlış bir şekilde vaşak olarak bildiklerini söylediler. Bu da gösteriyor ki, Bafa Gölü kıyıları, Azap Gölü çevresi ve LATMOS(Beşparmak Dağları) etekleri bu nadir canlının yaşam alanıdır. Bu hayvanın gerek insana, gerekse kırsalda yaşayan büyükbaş hayvanlara hiçbir zararı yoktur. Bugün farklı bir durumdan dolayı istenmeyen üzücü bir olay yaşanmıştır. Bu nadir canlı türünün burada yaşaması bölgenin biyolojik çeşitliliği açısından çok önemli olup,  buradaki ekosistemin ne kadar zengin olduğunu da göstermektedir.

SAZ KEDİSİ ((Felis chaus)

Sazlıklarda yaşayan boz renkli saz kedisi (Felis chaus), ince uzun bacaklara sahiptir. Her bireye özgü asimetrik çizgileri bulunan saz kedisi yaban kedisinden daha büyük vaşaktan daha küçük bir kedidir. Bu özellikleri bireylerin birbirlerinden ayırt edilmelerini sağlar.Genellikle boz rengi olan saz kedisinin koku alma ve görme duygusu çok geliştiğinden alanda görülmeleri zordur. Herhangi bir tehlike anında çalılık içine gizlenerek hareketsiz beklerler. Çok iyi yüzücüdürler. Ülkemizde suyu seven ve suda avlanan tek yabani kedi türüdür.Gece-gündüz aktif olan saz kedisi deniz, göl, ve nehir sistemlerindeki sazlıklarda, çalılık ve ormanlık alanlarda yaşarlar. Yavrularını ağaç kovukları, sık çalılıklar veya tilki, porsuk gibi hayvanların terk ettiği yuvalarda saklarlar.

Kemiriciler, kuşlar, sürüngenler, kurbağalar, böcekler, tavşanlar, domuz yavruları ve bazen de çürümemiş leşlerle beslenirler. Hasta ve sakat bireyleri öncelikle avlarlar. Böylece avladıkları türlerin popülasyonlarının sağlıklı kalmasını ve sayılarının dengede tutulmasını sağlarlar. Diğer yırtıcı türlerden korunmak, avlanmak için ağaçlara da tırmanabilirler.