• 2.jpg
  • annelise1.JPG
  • caretta.JPG
  • gerga.JPG
  • gezi.JPG
  • karyalikadin.jpg
  • kaya.jpg
  • kayaresim2 (2).jpg
  • leylek.JPG
  • mustafacaretta.jpg
  • pardus.jpg
  • pecelibaykus.JPG
  • sahinucur.JPG
  • sualti.jpg
  • tepeli (2).JPG
  • tullusah.JPG
  • yedilermanastir.JPG

KUŞADASI’NDA GİZEMLİ ANTİK BİR YERLEŞİM MELIA (Arkaik Panionion)


Tarihin babası Heredot’un Panionion’da toplanan İonlardan bahsederken “Kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimde kurmuşlardır” diye bahsettiği yerlerden biri, antik adı Mykale olan Samson Dağları’dır. Kuşadası’nın en güzel doğal peyzajına, eşsiz bitki örtüsüne, zengin yaban hayatına sahip bu dağlar, aynı zamanda antik dönemin insanlık miraslarını barındırmaktadır.

Bu miraslardan biri, sur duvarlarıyla çevrili bir Karia yerleşimi olan Melia antik kentidir.Antik kent içinde Prof. Dr. Hans Lohmann tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izinleriyle yapılan yüzey araştırmalarında bir tapınak keşfedilmiştir.Lohmann’a göre, tapınağın İon Birliği’nin kült merkezi olan Arkaik Panionion Tapınağı olduğu öne sürülmüştür.

 


Tapınak 2005-2007 yıllarında Aydın Müze Müdürü Emin YENER’in başkanlığında, Prof. Dr. Hans Lohmann’ın bilimsel sorumluluğunda 3 sezon sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarıyla tamamen açığa çıkartılmıştır. Tapınak 29 mt. Uzunluğunda, 8.7 mt. Genişliğinde 8 sütünlu bir pronaos, kare planlı cella ve bir toplantı salonundan oluşmaktadır. Arkaik Panionion tapınağı, İon Birliği’nin kült merkezi olup, tapınağın arkasında bulunan salon ise İon Birliği’nin toplantılarının düzenlendiği bir mekandır.

M.Ö. 570-560 yıllarında yapıldığı tespit edilen Arkaik Panionion Tapınağı, kazı çalışmalarında elde edilen veriler ışığında, 1/3 oranında küçültülerek, Aydın Arkeoloji Müzesi giriş salonunda yeniden yapılmıştır.


Burada yapılan kazı çalışmaları neticesinde Meliakos Polemas ve İon Birliği’nin Kurulu tarihi M.Ö. 7. yy’ın sonlarına çekilmiştir. Erken Arkaik Döneme ait küçük bir naiskos biçimindeki kült yerinin tahrip edilmesinin ardından M.Ö. 570-560 yıllarında bu yıkıntılar üzerine ilk Panionion olarak tanımlanan bir tapınak (Hekatompedos) inşa edilmiştir.
Temeli arduaz renkli Mykale mermerinden inşa edilen tapınağın duvarları kerpiçten örülmüş. Beşikçatı şeklinde ve ahşap olan tapınağın çatısının kiremitleri korint sistemi ile stroterler saç örgüsü desenli, kalypterler ise aslan başlı antefiksler ile süslenmiştir.


Arkaik Panionion Tapınağı’nda yapılan kazı çalışmalarından elde edilen 91 adet müzelik değerde eser ile çok sayıda etütlük eser Aydın Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Melia antik kenti çevresinde yıllardır çobanlık yapan bir yöre insanının verdiği bilgiye göre; 1990 yılında bir kepçenin alanda çalışma yaptığı, o dönemlerde telefon olmadığından kimseye haber verilemediği belirtilmiştir. Kaçak kazılar sonunda nelerin çıkarıldığı ve tahrip edildiği bilinmemektedir.


Prof. Dr. Hans Lohmann’ın 2004 yılında yaptığı araştırmalarında, aslan kabartmalı antafikslerden 3 tanesinin geçmiş yıllarda yasa dışı yollarla İsviçre’ye kaçırılıp, bir İsviçre’li bayan tarafından 1992 yılında Newyork Metropolitan Müzesi’ne verildiği söylenmiştir.Antik yerleşimler genellikle kontrolü mümkün olmayan alanlarda bulunmaktadır. Ne yazık ki teknolojinin gelişimiyle birlikte çoğalan ve her yerde satılan teçhizatlar sayesinde kaçak kazılar yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Çalışmadan zengin olmanın hayalini yaşayanlar, belki de tarihi değiştirecek bir bulguyu tahrip ettiklerinin farkında bile değillerdir.

Bu konuda duyarlı ve sorumlu insanlara da görev düşmektedir. Ancak her şeyde olduğu gibi eğitim çok önemlidir. Aydın Arkeoloji Müzesi’nin bu konuda eğitim kurumlarıyla yaptığı çalışmalar çok önemlidir ve desteklenmelidir. Aslında tüm eğitim kurumlarının doğal ve kültürel varlıkların korunması ve tanıtılmasını ders programlarına alması gerekir. Tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmalıyız. Eşsiz eserlerimizi yabancı ülkelerin müzelerinde değil, çıkarıldığı coğrafyanın müzelerinde görebilmenin gururunu duymalıyız.